27 Nisan 2018 Cuma

25 Nisan 2018 Çarşamba

2 Leziz Tavsiye

A dostlarr
Söz verdiğim gibi günlerden çarşamba ve ben buradayımm. Bu hafta yine 2 tavsiye ile geliyorum 1 tane beni kesmiyor :)
Öncelikle ;
101 İstanbul Lezzeti Festivali
29 Nisan pazar günü 6.sı düzenlenecek olan festivalde şehrin en güzel lezzetlerini, en nitelikli restoranlarını, en becerikli şeflerini Esma Sultan Yalısı’nda bulabilirsiniz. Her iki organizasyonun biletleri biletix’te linklerini aşağıda paylaşıyorum.

İkinci tavsiyeeemmm;
Kahve ve Çikolata Festivali
3-6 mayıs tarihleri arasında Congresium’da festivalimsi workshopumsu bir etkinlik Ankaralıları bekliyor..
Bu sene 2.si düzenlenecek organizasyon kahve ve çikolata severler için keyifli bir hafta sonu vaadediyor. Organizasyonda kahve hazırlama metotları , çikolata yapımı ve yarışmalar olacakmış.
Bir de; Canto Orkestrası,Buray, Fatma Turgut, Can Bonomo konserleri varmış benden söylemesi :)

http://www.biletix.com/etkinlik-grup/140732963/ANKARA/tr
http://www.biletix.com/etkinlik/VR601/ISTANBUL/tr

Bu hafta da durumlar böyle ,gelecek çarşamba için biraz farklı bir tavsiye ile geleyim diyorum, eğer pastasal bir tavsiyem olmazsa ki sanırım henüz bildiğim bir etkinlik yok, sizlere yeni öğrendiğim anket doldurarak puan kazanacağınız sonra bu puanları hediyeye dönüştüreceğiniz bir kaç uygulamayı anlatayım diyorum. Bakalım gelecek hafta neler gösterecek?

Çokça sevgiler,

Sibella

23 Nisan 2018 Pazartesi

Şansa Dair

Tatilin son gecesinden merhaba sevgili okuyucularım ;
Bu akşam biraz şans üzerine konuşalım istedim.
TDK sözlüğüne göre şans mantıkla açıklanamayan bir takım rastlantısal olayların nedeni olan güç, baht,talih, felek.
Ben düşündüğümde biraz daha farklı yorumladım şansı, şansımızı kendimiz mi ediniriz yoksa tamamen rastlantısal mıdır diye sordum kendime. Çok da işin içinden çıkamayarak 2 cevap verdim bu soruya.
Bence geçmişimiz, ailemiz, içine doğduğumuz dünya bunlar biraz ilahi şans ama geleceğimiz, ne olmak istediğimiz, azmimiz , hırslarımız bunlar da bize bağlı gibi geliyor bana. Düşünsenize oturduğumuz yerden beklediğimiz şeyler neden hakkı olan varken bizi bulsun ki ?
Bu akşam biraz böyle geçti yani, ben de size sormak istedim, sizce şans nedir? Şansınıza güvenir misiniz? Şans kurabiyelerimden bir parça alarak sizi de düşünmeye davet ediyorum.
Çokça sevgiler,
Sibella :)

21 Nisan 2018 Cumartesi

Köpeğin Doğum Günü


Pazartesisi de tatil olan bir hafta sonundan herkese merhabalarrr !!!
Bugün için sizlerle paylaşmayı planladığım başka bir yazı vardı aklımda ama pastasal bir haber okuyunca ben de gündemi hemen değiştirdim.
Tokatlı bir bey, 1 yaşındaki kangal cinsi köpeğinin doğum gününü kutlamak için 5 katlı bir pasta yaptırmışşşş :) Kulağa çok ilginç gelse de köpeğini aileden biri gibi görmesi çok samimi geldi bana:) Kimsenin fikirlerine karışamayız değil mi ?
Kendisiyle yapılan röportajda; ‘’Köpeğimizin doğum gününü kutlamak istedik. 5 katlı bir yaş pasta yaptırdım. Hayvan sevgisi bu işte. Bizler onların bir parçasıyız, onlar da bizim bir parçamız. Her şartta, güzel şekilde yaşamları için elimizden geleni yapmalıyız. Ben köpeğimi çok seviyorum. Bunların da bu hayatta yeri olduğunu tüm Türkiye, dünya duysun diye böyle bir şey yaptım" demiş.
Ardından da pastanın köpeğin dokunmadığı kısımları yakınlarına dağıtacağını söylemiş.
Ben saygı duydum, sizler ne düşünüyorsunuz?
Çokça sevgiler
Sibella

*Hürriyet.com sayfasından alıntı yapılmıştır.

20 Nisan 2018 Cuma

19 Nisan 2018 Perşembe

Mim: İsimsiz Öykümüz

Ben de mimlendim a dostlar :) Bu mim şeysini çok ama çok sevdim, çok da yürekten istemişim ki hemencecik sıra bana geldi. Sevgili blog arkadaşlarım çok cici bir öykü mimi düşünmüşler. Herkesin birer ikişer paragraf yazmasıyla ortaya çok yazarlı bir öykü çıkarmayı planlamışlar. Başlangıçta kendi kendime ne anlarım ben öyküden daha bloga başlayalı 1 hafta oldu dedim ama dayanamadım. Beni de yazın diyiverdim :) Sonra, mimlene mimlene sıra bana da geldi. Burada Yıldız arkadaşıma çok teşekkür ediyorum. Ben de Saadet Sezer arkadaşımı mimliyorum ve beğenilmesi umuduyla çok bekletmeden başlıyorum yazıma :)

1. Bölüm Berlin Berlin
Saçları terden yüzüne yapışmış, gözleri ağlamaktan kan çanağına dönmüş, koşmaktan dizlerinde derman kalmamış bir şekilde, sokağın büyük caddeye açılan köşesinden ana yola fırladı. Zifiri karanlıkta bir arabaya rast gelme umuduyla koşmaya devam etti. Yolun karşı tarafında beliren ışığa biraz daha yaklaştığında, birinin kendine doğru geldiğini ve fısıldayarak "Öykü" diye çağırdığını duydu.

2. Bölüm Deeptone
"Öykü, Öykü, Öykü!" Fısıldamaların şiddeti arttı: 'Öykü, kızım, hadi uyan, uyansana, hadi kızım, sabah oldu, okuluna geç kalacaksın, uyan!!!' Bir sıçramayla uyandı: "Ah anne, sen miydin beni çağıran, ne işin vardı ışığın altında?' 'Ne ışığı yavrum, kabus mu görüyordun sen, sana kaç defa dedim, uykudan önce gerilimli filmler izleme diye, hadi kalk artık, bir duş al, portakal suyunu iç ve dersine yetiş."


3. Bölüm Ebemkuşağı
"Neyse ki rüyaymış dedi Öykü. Derin bir nefes aldı. Sonra kalkıp lavaboya gitti. Yüzüne çırptığı suyla kendine geldi. Annesi içeriden; 'İki lokma bir şeyler ye!' diye sesleniyordu. 'Geç kaldım anne!' diyerek, odasına gidip aceleyle giyindi. Annesine bir öpücük gönderip masanın üzerinde duran bir bardak sütü içtikten sonra kendini dışarı attı. Hızlı adımlarla ışıklara geldi.

Tam caddeden karşıya geçmeye hazırlanırken acı bir fren sesi duydu. Bir an, geceki rüyanın etkisiyle arabanın kendisine çarptığını zannedip gözlerini kapattı. Sonra kendine gelip gözlerini açtığında yerde yatan bir kedi yavrusu gördü. Hemen kediyi kucağına aldı. Neyse ki birkaç ufak çizikten başka görünür bir yarası yoktu kediciğin. İlk dersi kaçırmıştı zaten. Eve dönüp annemden mi yardım istesem yoksa veterinere mi görürsem diye ikilemde kaldı Öykü."


4. Bölüm İncirli Kurabiye
"Ama kısa sürede toparladı kafasını. Düşünmesine gerek yoktu ki, ne yapacağını o çok iyi biliyordu. Yüzüne kocaman bir gülümseme yayıldı. İçinde kelebekler uçuşmaya ve kalbi hızlıca atmaya başladı. Çünkü aklına gelen fikir onu heyecanlandırmıştı. Eve dönüp annesinden yardım almayacaktı elbette, kediyi veterinere götürecekti. Her gün okuluna giderken yolunu uzatıp kliniğinin önünden geçtiği, 'acaba karşılaşır mıyım?' düşüncesi ile kapısının önünde oyalandığı, aşık olduğu veterinere götürecekti kediyi. O veterineri de ilk, arkadaşının kedisini götürdüklerinde görmüştü... Zaten o anda da aşık olmuştu. Ondan sonra sürekli oraya gitmek için bahaneler buluyordu. Hatta veteriner onu geçen hafta kapısının önünden geçerken görünce içeri kahve içmeye çağırmıştı. Öykü o günden sonra daha çok görmek istiyordu veterineri. Hakkında bütün bilgiye sahipti.. Öykü daha üniversite 4. sınıftaydı, veteriner ile aralarında 3 yaş vardı..."

5. Bölüm Feri Peri
"Ayakları ondan evvel davranıp harekete geçmişlerdi bile. Hızlı adımlarla yürüyor, ılık sabah rüzgârını kızarmaktan kendilerini alamayan yanaklarında hissediyordu. Başını gökyüzüne doğru kaldırdı. Mavinin envaiçeşit rengine bürünmüş, güneşin anaç ışıklarından şahsına pay çıkarmaya çalışıyordu gök kubbe.

'Ne güzel bir Nisan sabahı..." dedi Öykü mutluluğun iksiri aşık olma hali ile sarhoş olurken. Küçük kedicik o sırada iyice kucağına yayılmış, karamel kahvesi tüylerini yalamakla meşguldü.

Bir sokak geçti, sonra bir sokak daha. Veteriner kliniği ile arasında sadece yirmi metre kalmıştı ki hemen yanı başındaki bir dükkanın camekanının önünde durdu. Camın yansımasında kendisini yeterince beğenene kadar üstüne başına bir çeki düzen verme gayretine girişti. Ensesinde topladığı koyu kumral saçlarını saldı. Saçlar omuzlarına düştü; perçemleri de küçük ve sevimli alnına. İşte şimdi hazırdı..."


6. Bölüm Bir Yıldızın Hikayesi
‘’Heyecan içinde özel kliniğin merdivenlerinden çıkarken kalp atışlarının ritmini frenlemek istercesine elini göğsüne bastırdı ve her adımı ile yüreğinin derinliklerinde giderek daha da çoğaldıklarını hissettiği pır pır uçuşan sevgi kelebeklerine hemen oradan uzaklaşmalarını söyledi. Olabildiğince normal görünmeye gayret etse de kucağında taşıdığı yaralı minik kedi kadar ürkek ve narindi. Bekleme salonunda girdiğinde daha önce hiç karşılaşmadığı sarı saçlı, ela gözlü, beyaz önlüğün içinde bile oldukça alımlı görünen bir genç kız karşıladı onu. “Bu kız da nerden çıktı şimdi” dedi içinden. Öfkesini yatıştırmaya çalışarak “Tunç Bey müsait mi?” diye sordu ve ekledi “Minik kedinin durumu biraz acil de”. “Tunç Bey şimdi bir operasyonda. 15 dakikaya kadar çıkar. O müsait oluncaya kadar ilk müdahaleyi ben yapayım dilerseniz. Ben onun yeni asistanıyım, adım Seray” deyip onay beklemeden çekip aldı kediciği Öykü’nün kucağından. Onu muyene odasına doğru götürürken geride bıraktığı parfümün rüzgarından hiç hoşlanmamıştı Öykü. Asistanın mekanik kollarında muayeneye giden kedicik ise çaresizce teslim oldu kaderine. Müjde annenin biricik kuzusu ve mahalledeki en yakın kankası Bücürük’le bugünkü pinpon maçını iptal edecekti mecburen.’’

7.Bölüm Bendeniz Sibella :)
Öyle görünüyordu ki beklemekten başka bir şansı yoktu. Boş bulduğu bir sandalyeye yöneldiği sırada telefonundan gelen sesle aniden irkildi. Arayan Müjde’den başkası değildi. Ne diyecekti şimdi ona ? Düşünmek yerine telefonu açmaya karar verdi. Telefondaki sesle ikinci defa irkildi. ‘’Öyküü neredesin sen Allah aşkına okula da gitmemişsin bugün. Akşamki maçı unuttuğunu söyleme sakın bana! ‘’Derin bir nefes aldı ve Müjde dedi; ‘’ Söz veriyorum en ince ayrıntısına kadar anlatacağım ama şimdi değil. Maçı da ertelememiz gerekiyor. Kızma olur mu ? diyerek kapattı telefonu.Neyseki Müjde fazla kurcalamamıştı konuyu.
Telefonu çantasına koyarken , merdivenlerden inen Tunç’u gördü.Heyecanlanmayacağına dair kendi kendini telkin ederken Tunçta onu çoktan görmüştü. ‘’Öykü, dedi senin burada ne işin var? Şey diyebildi…Kedi.. araba çarptı da aklıma sen geldin. ‘’Çok iyi yapmışsın nerede şimdi? Seray ilk müdahaleyi yapmıştır, gel bi beraber bakalım nesi varmış senin kedinin. Seray adını duymaktan hoşlanmadığını fark etti ama muayene odasına Tunçla girecek olmak ona adeta zafer kazandırmıştı.Küçük bir müdahale sonrası kedicik de kendine gelmişti. Artık gitme vaktiydi. Oysaki gitmek hiç içinden gelmiyordu. Vedalaşırken dile getirmeye çekinir gibi tutuk bir tavırla şey dedi yine. Öğle tatili vakti geldi galiba, aç mıydın? Tunç biraz düşünür gibi oldu, aslında çok aç değilim ama şu köşe başında yeni bir pastane açıldı, tatlılarının güzel olduğunu söylüyorlar.Ne dersin tatlı yiyelim mi ?

18 Nisan 2018 Çarşamba

İzmir Çikolata Festivali

Herkese merhabalarrrrrr ;

Haftada bir paylaşmayı planladığım tavsiye fikrimi daha da netleştirip HER ÇARŞAMBA olarak güncelledim. Demem o ki bundan sonra bir sorun çıkmazsa her çarşamba bir tavsiye önerisiyle sizlerle olacağım.
Bu haftanın önerisini paylaşmak için gerçekten sabırsızlanıyorum. Üniversite şehrim İzmir’de bu hafta sonu harikkaaa bir çikolata festivali var. 20.04.2018 - 23.04.2018 tarihleri arasında İzmir Arena’da gerçekleşecek olacak festivale çıkın çıkın gidin 😊
Bu sene 2. si düzenlenecek festivalde neler mi var?
• Tadımlar
• İkramlar
• Workshoplar
• Söyleşiler
• Gösteriler
• Müzik
• Oyunlar
• Sanat
• Çikolata Şelalesi
• Kahve
• Yarışma
• Canlı Heykeller
• İmza Günü
Hem de çok sevdiğim şef Duygu Tuğcu’nun imza günüüü.. Ben izmir’e gidemiyorum ama neyseki imza gününü İstanbul’da yakaladım 😊 Burada bunu sayfalarca anlatabilirim ama çok da kafanızı şişirmek istemiyorum. İlgilenenler için web sayfasını aşağıda paylaşıyorum. Festival programı nasılmış, neler varmış daha detaylı bakabilirsiniz. Ayrıca Biletix linkini de ekliyorum.

http://www.izmircikolatafest.com/
http://www.biletix.com/etkinlik-grup/120709472/TURKIYE/tr


Sevgiler
Sibella

17 Nisan 2018 Salı

Baylan

Efenim ben geldimm;
Kişisel bloğuma ne katsam, ne yazsam, nasıl renklendirsem diye düşünürken aklıma gezi yazıları geldi. İnceledikçe görüyorum ki hemen hemen her kişisel bloger yazarının bir Gezi köşesi var. Benim neden olmasındı :) O yüzden açtım ajandamı ve başladım yazmaya .. Sonra dedim ki Sibella dur Datça’ya gittim balık yedim siz de yiyin dememelisin sen. Madem ki adını pasta bloğu koydun, pastane anlatmalısın sen. Gerçekten gittiğim, yediğim, beğendiğim/beğenmediğim... Sizce de kulağa daha cazip gelmiyor muu?
Hazırsanız bir İstanbullu olarak önce onu yazmazsam ayıp olacak olan pastaneye götürüyorum sizleri..
BAYLAN
Sitesinde tanımladıkları gibi; nevi şahsına münhasır, kendinden menkul bir İstanbul müessesidir. Biz İstanbulluların Kadıköy’e yolu düştüğünde muhakkak önünden geçtiği ama hiç de denemediği o meşhuuurr pastane.. Birazcık tarihine gidecek olursak , kurulduğu günden bu yana aralıksız olarak faaliyetine devam eden, yaşayan en eski pastane olma özelliğini taşıdığını öğreniriz.
Arnavutluk’tan göç eden Filip Lenas tarafından Loryan adıyla açıldıktan sonra 1934’de Baylan adını alan işletme; ilk şubesini Beyoğlu’da açsa da Karaköy ve Gayrettepe dönemlerinin ardından bugün sadece Bebek ve Kadıköy’de hizmet vermeye devam ediyor ve Baylan’ı ilk mesken tutan da Atillâ İlhan.
Klasikleşen tatlarına değinecek olursak;
En meşhur ve en bilidik olanı Kup Griye . Diğer lezzettli tatlıları; Trüf, Adisababa, Montebianco, Karamel ve Moncheri. Bu lezzetli tatlıların yanı sıra Makaron (macaron) ve Çikolata satışlarıda yapıyorlar.
Adres paylaşmadan olmaz;
Kadıköy Şubesi Adres: Caferağa Mh. Muvakkıthane Cd No:19 Kadıköy, İstanbul Telefon: (0216) 346 63 50
Bebek Şubesi Adres: Cevdet Paşa Caddesi No: 52-54 Beşiktaş, İstanbul Telefon: (0212) 358 07 60

*Aşağıdaki sayfalardan derlemeler yapılmıştır.
http://www.istanbul.com/
http://baylangida.com/

16 Nisan 2018 Pazartesi

Blog Yazarlarını Tanıma Mimi

Herkesee merhabalarrr; blog camiasına adapte olmaya çalıştığım şu günlerde her gün harıl harıl blog arşınlıyorum :) Gezerken mim diye birşey öğrendim, mimler bloggerların birbirleriyle etkileşim halinde olması açısından çok güzel düşünülmüş bir etiket. Bloggerlar önce bir yazı yazıyorlar sonrasında arkadaşlarını mimliyorlar. Mimlenen de kendi yazısını yazıp kendi arkadaşlarını mimliyor. Anlayacağınız kelime türetme gibi keyifli bir oyun. Sevgili blog yazarlarından Blogcu Sultan da, bizlerin kendimizi sizlere tanıtabileceğimiz çok güzel bir mim hazırlamış. Gerçekten çok sevdim. Tabi beni bilmediğinden mimlemiş değil, ben de bu camiada çok yeni olduğumdan mimleyebileceğim kimsem yok Yani benimki tam anlamıyla bbir mim olmayacak.Ben de düşündüm ki hem kendimi sizlere tanıtayım, hem ilk mim yazımı yazayım, hem de buradan beğenip yazmak isteyen herkesi mimlemiş olayım 😊 Keyif almanız dileğiylee , çokça sevgiler .

1- Nerelisiniz ?

Çok zor bir soru buuu. Kısaca açıklamaya çalışacak olursam; Bulgaristan göçmeni bir ailenin Kırklareli’de doğan oğulları ile, Selanik göçmeni bir ailenin Manisa’da doğan kızları (burada da detaylar uzun da ben kafanızı karıştırmak istemiyorum) evlenmiş ve İstanbul’da bir kızları olmuş , işte o benim 😊 Kütük tabi Kırklareli 😊

2-Burcunuz ?

Yükseleni alçalanıyla tam bir ASLAN kadınıyım. Bazı özelliklerini gerçekten taşıyorum. Ama öyle günlük astroloji okuyayım huyum yoktur.

3-Bloglarda en çok ilginizi çeken şeyler ?

Çiçeği burnunda bir blogger olarak sanırım ne görsem okuyorum şu sıralar. Blog tasarım içeriklerini daha çok okuyorum yeni olduğum için ama asıl olarak kişisel blogları okumaktan hoşlanıyorum.

4- En sevdiğiniz mevsim ?

Kesinlikle ilkbahar... Her şeyin fazlası çoktur bana. Siyah ya da beyaz değil gri severim.
Her şeyden biraz yani.

5-Yabancı Diliniz ?

Derdimi anlatacak kadar ingilizce desem Cem Yılmaz’ı hatırlatmış olur muyum 😊

6- Boş zamanlarınızı nasıl değerlendiriyorsunuz?

İş yoğunluğunun dışında arda kalan zamanlarımı kurslara ayırıyorum. Yazmayı ve pasta yapmayı çok seviyorum zaten ikisini birleştirmek için buradayım.

7- En son okuduğunuz kitap ?

Şuan Orhan Pamuğun , Masumiyet Müzesi’ni okuyorum.

8-Hayatınızda pişman olduğunuz bir şey

Blog yazmaya yıllar önce , hatta üniversitede başlamış olmayı isterdim.

9- Tuttuğunuz takım ?

Beşiktaşk ama fanatik değilim öyle ilk 10 filan sayamam 😊

10- Çantanızdan eksik etmediğiniz şeylerden bazıları ?

Cüzdanım, telefonum.

11- En sevdiğiniz içecek

Doğal olan herşeyi severim. Bir de nescafeeee ..

12- Ve Son Olarak Bloğunuzdan Hiç Para Kazandınız mı?

Daha kırkım çıkmadı yahu ne parası 😊

15 Nisan 2018 Pazar

13 Nisan 2018 Cuma

SEVİYORR SEVMİYORR


Dikkat dikkat bu blog bir yemek bloğu değildir! Sizlere tariflerimle, reçetelerimle ahkam kesecek değilim. Zira bu konuda amatör bile değilim. Çiçeği burnunda pastasever bir blogseverim amaa dönem dönem çok sevdiğim beğenerek yaptığım cicişleri sizlerle paylaşıyor olacağım. Bunlar annemin lezzetleri ya da benim gittiğim kurslarda öğrendiğim tatlılar olacak. Burada sizlerle ilk paylaşacağım ciciş ; papatya kurabiye olsun istedim. Çocukluğumun lezzeti olduğundan yeri benim için çok ayrıdır. Tarifi de dehşet kolaydır. Hazırsanız anlatıyorum; öncelikle 1 gece önceden bir paket margarini oda sıcaklığına getiriyoruz ki yumuşacık olsun. Ertlesi gün 3 kaşık pudra şekeri ve alabildiği kadar un ile margarini güzelce ovuşturuyoruz. Burada kulak memesi kıvamı önemli. Fark ettiyseniz tarifte sadece 3 malzemecik var. İyice yoğurduğumuz hamurdan küçük bir miktar alıp kakao ile yoğurmaya devam ediyoruz. Ardından başlıyoruz küçük küçük toplar yapmaya. Ortaya kahverengi top , kenarlara 5 tane sade top. Pıtı pıtı yerleştiriyoruz. Son olarak her bir top tanesini parmak uçlarımızla sıkıştırarak şekil veriyoruz. Hazırladığımız kurabiyelerimizi yaklaşık 170 derecede 20 dakika kadar pişiriyoruz. İsterseniz yerken papatya falı da bakabilirsiniz :)
Seviyor çıkması dileğiyle ..
Afiyetler olsun..

12 Nisan 2018 Perşembe

İmza günü


Merhaba sevgili okuyucularım;
Blog yazmak öyle sanıldığı kadar kolay değilmiş. Teması, yazı düzeni , kodu, seo’su.. Hele benim gibi düzen nizam, intizam takıntınız varsa iki kat zormuş diyebilirim. Sanırım bu hafta iş dışında kalan bütün vaktimi bu işe ayırdım ama yılmak yok heyecanla devammm :) Neyse efenim lafı çokça uzatmadan sıradaki tavsiyeme geleyim.
Biz pasta severler için lezzetli mi lezzetli bir hafta sonu bizleri bekliyor ,demiş miydim ?
Sıkı durun, Allahım çok heyecanlııı , cumartesi günü biz pasta severlerin, sevgili şefi Chef Duygu Tuğcu’nun bomba gibi kitabının imza günüsü varrr!
Kitap Lansman ve İmza günü; 14 Nisan 2018 ‘de Saat 15:00 ‘de Tepe Natilus AVM’de olacak.
Kitabın satış fiyatı 135 ₺’miş fakat LANSMANA ÖZEL , imzalı kitap 90₺ olacakmış. Ayrıcaaa ilk 100 kişiye de, kek kalıbı hediyesi olacakmış.
Benden söylemesi :)
Sevgiyle..

10 Nisan 2018 Salı

IBATECH 2018


Merhabalarrrr
Söz verdiğim gibi her hafta bir tavsiye sözümü tutarak sizlerleyim.
Efenim biz pasta severler için enfes bir hafta sonu kapıda o yüzden sıkı durun bu hafta bir değil iki tavsiye ile geliyorumm.
İlk tavsiyem IBATECH 2018
Bu sene 12. ‘si düzenlenecek olan Uluslararası Ekmek, Pasta Makineleri, Dondurma, Çikolata ve Teknolojileri Fuarı
Fuar 2 yılda bir düzenleniyor ve sanırım bir Ankara’da bir İstanbul’da oluyor. Ben 2014 ‘te katılmış ve acayip keyif almıştım. Bu sene de heyecanla bekliyorum.
İlgilenenler için;
Yer:
Istanbul, Türkiye
CNR Expo (Istanbul Expo Center)
Tarih:
12.04.2018 -15.04.2018
Bir de girişte kolaylık olması için online ziyaretçi davetisi linkini aşağıya sizler için ekliyorum.
Sadece basın ve fuar alanına beraberinizde getirin !
http://meetinexpo.com/ibatech2016/
Lezzetli gezmeler olsun, ikinci leziz tavsiyem için takipte kalın 😊

SARAH JIO


Herkese merhabalar !
İlk tavsiye yazım çok sevdiğim Sarah Jio olsun istedim.
Çünkü ben bütün kitaplarını çok ama çok seviyorum.
Sarah Jio, Amerikalı gazeteci ve yazar. Kitaplarının çoğu Seattle’da geçiyor, çünkü orada doğup büyümüş. Kitapları aşk, romantizm ve gizem üzerine kurulu, akıcı ve yalın anlatımıyla güçlü bir kurguya sahip. Bu nedenle pek çok kişi kitaplarını, benim gibi bir solukta okuyor ve çok seviyor. ilgilenenler için kitapları sırasıyla paylaşıyorum;

1.Böğürtlen Kışı
2.Mart Menekşeleri
3.Yağmur Sontası
4.Son Kamelya
5.Gündüz Sefası
6.Yeşil Deniz Kabuğu
7.Elveda Haziran
8.Agapi
9.Kelebek Adası
10.Yitik Kalpler İstasyonu
11.Sahildeki Kulübe

Keyifli okumalar olsun :)

Kördüğüm


KÖRDÜĞÜM

Bu senenin başında okuduğum kitaplardan biri daha;

Öyle uzak ki yerim uzakları aşıyor
Bütün özlediklerim benden ayrı yaşıyor
Ya her şeyim ya hiçim, sorma dünyam ne biçim
Bir kördüğüm ki içim çözdükçe dolaşıyor

Çok sevdiğim bir şarkının sözleriyle açılıyor kitabın kapağı.
Kalemini çok sevdiğim Ayşe Kulin; günümüz Türkiyesi’nin güncel sorunlarını ele alarak genç bir kadının hayata nasıl tutunduğunu konu almış kitabında. Kanadı Kırın Kuşların devamı olduğundan önce onu okumak gerekiyor. Bir solukta okuyacağınız heyecanlı bir polisiye roman olmuş.

Keyifli Okumalar.

Çİ



Çi

Yani yaşam enerjisi …
Azra Kohen’nin kaleminden çıkan Fi- Çi-Pi Serisinin ikinci kitabı
Benim bu sene okuduğum ilk kitap. Kitap Fi’nin kaldığı yerden devam ediyor. Biraz Fi ile Pi arasında bir geçiş kitabı gibi sanki. İlk kitaba göre kesinlikle daha akıcı ama şahsen Pi’ye geçmeden önce uzun süre ara vermeyi düşünüyorum. Dizisiyle birlikte saplantılı Can Manay karakteri bana fazla geldi.

Keyifli okumalar.

8 Nisan 2018 Pazar

1 Milyon Dolarlık Pasta


Bloğumu açtığımda bunu kesin yazmalıyım dediğim pastayı sizinle paylaşmak istiyorum.


Muhakkak görenleriniz olmuştur. Dubai'deki bir evlilik fuarında görenleri şoke edecek türden bir pasta sergilemişler.

Pasta için kremadan yapılmış 2 bin çiçek, bin tane yenilebilir inci, 5 beyaz elmas ile dünyanın en pahalı pastasını sergilemişler.

Ayrıca 182 cm boyunda ve 120 kg ağırlığındaki pastanın yapımında 100 yumurta, 20 kg çikolata ve 50 kg şekerleme kullanılmış.

Yapımı 10 günde tamamlanan pastaya da "Gelin" adını vermişler.

Yorum sizin :)

Sevgiyle kalın...

6 Nisan 2018 Cuma

KÜÇÜK ŞEYLER


Yaşamınızdaki küçük şeylerde büyük tatlar bulmak sizin sorumluluğunuzdur.
Üstün Dökmen

Çocukken mutluyduk , çünkü küçük şeyler mutlu olmamıza yetiyordu. Büyüdükçe küçük şeylerlerin tadını unuttuk ve bu da mutluluğu ulaşılmaz kıldı.
Halbuki ;
Yağmurun getirdiği toprak kokusu
Karıncaları seyretmek
Çimenlere ayak basmak
Kek kalıbın dibini sıyırmak
Camdaki buğuya yazı yazmak
Kendinizi tanıyacağınız bir hobi edinmek..
Hem boş zamanlarınızı değerlendireceğiniz , hem kendini tanıyacağınız hem de baktığınızda mutlu olacağınız şeyleri bulmak inanın hiç de zor değil.
Yıllar önce bir akşam hazırladığım bu küçük pastacıkları yaparken nasıl keyif aldığımı hatırladım ve sizlerle bu yazıyı paylaşmak istedim.
Küçük şeylerden büyük tatlar almayı unutmamamız dileğiyle 😊

4 Nisan 2018 Çarşamba

BABY SHOWER


Eskilere dayanan bir gelenek olduğunu söyleyen de var , yeni yeni icatlar bunlar diyen de :)
Kısaca nedir bu baby shower diye bakacak olursak ; doğuma kısa bir süre kala yapılan ve amacı anne adayına maddi manevi destek olmak olan bir organizasyondur diyebiliriz. Baby shower partisini kim düzenler derseniz orijinalinde partiyi annenin en yakın arkadaşı veya kardeşi düzenlermiş ama anne adayı kendisi de bu partiyi organize edebilirmiş. Ben de iş yerimde 2 anne adayı arkadaşım için yaptığım baby shower organizasyonu sonrası ilgilenenler için biraz detay paylaşmak istedim .
Öncelikle ister bir organizasyon şirketi ile anlaşabilirsiniz ya da isterseniz kendiniz hazırlanabilirsiniz.
Asıl olay süslemeler ve ciciler burası sizin hayal gücünüze kalmış.
Anne için çiçekli cicili bir taç harika fikir, arkadaşlarım çok beğendiler.
Tabi pasta olmazsa olmaz mümkünse ciciş bir pasta olmalı.
Pastanın yanına da yine ciciş olmak şartıyla cakepoplar , cupcakeler, butik kurabiyeler konsepti tamamlıyor.
Son olarak da jelibonlar haribolar ile masanızı ve midenizi şenlendirebilirsiniz.
Anne adayının yüzünü güldüreceğinize emin olabilirsiniz.
Şimdiden kolay gelsin :)
Sevgiyle kalın.

1 Nisan 2018 Pazar

GERÇEK MUTLULUK İÇİNDE KARMAŞIKLIK BARINDIRMAZ!


Bazen bazı sözcükler hiç düşünmeden dökülür dudaklarımızdan. Ne güzel söyledim yahu deyip gurur duyarız kendimizle. Size de olmaz mı ?
Düşünsenize öyle zamanlar olur ki aslında mutlu olduğumuzu sanarız ama bir yandan da derinimizde ince bir ses endişe çığlıkları atar. Ortada tanımlayamadığımız soru işaretleri , içimizde çözemediğimiz hisler olur. O süreçte bunu anlamayız, bilmeyiz ki aslında o gerçek mutluluk değildir. Çünkü gerçek mutlulukta soru işaretleri yoktur. Endişe yoktur. Telaş yoktur. Huzur vardır. Sükunet vardır. İnanç vardır. Güven vardır...
Yani demem o ki ; gerçek mutluluk içinde karmaşıklık barındırmaz. (Ne güzel söyledim yahu)
Gerçek mutluluklar yaşayacağınız bir hafta olması dileğiyle ...